95 bin+ ürün tek çatıda
Kitap, kırtasiye, ofis ve sanat malzemeleri; marka ve fiyata göre süzün.
Satış çok yakında!Sepetini hazırla, satış çok yakında başlıyor.
₺750,00 üzeri kargo bedava14 gün gerekçesiz iadeÜyeliksiz de sipariş, havale ya da kapıda ödeme
“Kadın doğulmaz, kadın olunur. ” Simone de Beauvoir’ın 1949’da yayımlanan İkinci Cinsiyet’te dile getirdiği bu cümle, yalnızca bir tespit değil, düşünce tarihinde bir kırılma anıdır.
Stokta· 1–3 iş günü içinde kargoda
“Kadın doğulmaz, kadın olunur.” Simone de Beauvoir’ın 1949’da yayımlanan İkinci Cinsiyet’te dile getirdiği bu cümle, yalnızca bir tespit değil, düşünce tarihinde bir kırılma anıdır. Beauvoir, kadınlığı biyolojik bir kader olarak değil, tarihsel ve toplumsal olarak kurulan bir konum olarak ele alarak cinsiyet meselesini doğadan alıp kültürün, iktidarın ve tarihin tartışmalı zeminine taşır. Varoluşçuluk ve fenomenolojiden beslenen bu kapsamlı çözümleme, Hegelci diyalektik ve Marksist tarih anlayışıyla kurduğu diyalog sayesinde kadınlık deneyimini felsefenin merkezine yerleştirir. Beauvoir’a göre kadın, tarih boyunca değişen biçimlerine ragmen süreklilik taşıyan bir “Başkalık” konumuna itilmiştir. Erkek özne olarak kurulur, kadın ise ikinci cinsiyet olarak tanımlanır; bu eşitsiz ilişki yalnızca bireysel yaşamları değil, toplumsal yapıları da şekillendirir. “Öncesiz sonrasız kadınlık” miti, ataerkil düzenin en güçlü dayanaklarından biridir ve hem kadını hem de erkeği bu çerçevede üretir. Bu nedenle kadın ile erkek arasındaki eşitsizlik ne doğaldır ne de kaçınılmazdır; tarihsel ve kültürel kurguların sonucudur. İkinci Cinsiyet, kadının ezilmişliğini diğer tahakküm biçimlerinden ayırarak özgünlüğü içinde ele alır. Kadınlar ortak bir bilinç etrafında birleşmekte zorlanır; içkinliğe hapsedilmişlik kadınlıkla neredeyse özdeşleşmiştir. Beauvoir bu çerçeveden hareketle ev içi emekten anneliğe, evlilikten beden üzerindeki tahakküme uzanan geniş bir tartışma alanı açar. Kadın özgürlüğünü soyut bir ideal olarak değil, dünyada eyleyen ve üreten bir öznenin somut mücadelesi olarak düşünür. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi, Beauvoir’a göre ancak bu etkin katılımla mümkündür. 1970’lerden beri Türkçe basımı bulunmayan İkinci Cinsiyet’i Fransızca orijinalinden Gülnur Acar Savran’ın çevirisiyle okurla buluştururken, ikinci dalga feminizmin kurucu metinlerinden kabul edilen bu kült eserin bugün hâlâ neden vazgeçilmez olduğunu yeniden hatırlatmayı amaçlıyoruz. Kategori:İnsan ve Toplum
| Marka | KOÇ |
|---|---|
| Barkod (GTIN) | 9786057685100 |
| Ürün kodu | 57701 |
| Kategori | Kitap › Araştırma-Tarih |
| Satış birimi | Tek adet |
| KDV | %20 (fiyatlara dahil) |
| Ağırlık | 760 |
| Basım Ayı | 2 |
| Basım Ülkesi | Türkiye |
| Basım Yılı | 2026 |
| Boy | 24 |
| Cilt Tipi | Ciltsiz |
| En | 16 |
| Kağıt Tipi | 2. Hamur |
| Kategori | İnsan ve Toplum |
| Yayınevi | Koç Üniversitesi Yayınları |
| Yazar | Simone de Beauvoir |
₺750,00 ve üzeri siparişlerde kargo ücretsizdir; altında kargo ücreti ₺79,90. Bu ürünle ücretsiz kargoya ₺318,10 kaldı.
Stoktaki ürünler ödeme onayından sonra 1-3 iş günü içinde kargoya verilir; kargo takip numarası sipariş takip sayfasında görünür.
Teslimden itibaren 14 gün içinde, kullanılmamış ve ambalajı bozulmamış ürünleri gerekçe göstermeden iade edebilirsiniz; iade kargo talimatı sipariş takip sayfasında yer alır.
Havale / EFT, Kapıda ödeme. Üyelik gerekmez; bilgileriniz yalnız bu sipariş için kullanılır.
Siparişinizden önce bilmeniz gerekenler
Araştırma-Tarih rafından